Adem Soytekin, İBB Davası’ndaki Savunmasını İlk Kez Yaptı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ile bağlantılı davada, iş insanı Adem Soytekin, 9 Mart’tan bu yana devam eden yargılamada ilk kez mahkeme önüne çıkarak savunma yaptı. Suçlamalar arasında ‘rüşvet’, ‘zincirleme rüşvet’, ‘irtikap’ ve ‘suç gelirlerini aklama’ gibi ağır iddialar yer alıyor ve Soytekin’in 67 yıldan 194 yıla kadar hapis cezası ile karşı karşıya kalabileceği belirtiliyor. Ayrıca, dosya kapsamında ‘etkin pişmanlık’ hükümlerinin uygulanması talep ediliyor.

Daha önce 17-26 Haziran ve 2 Temmuz tarihlerinde ifade veren Adem Soytekin, bu ifadeleri doğrultusunda 10 Temmuz 2025 tarihinde konutu terk etmeme şartıyla tahliye edilmişti. Ancak, 30 Ekim’de beyanlarındaki tutarsızlıklar nedeniyle yeniden tutuklandı.

Savunma metninde, kendisine yöneltilen suçlamaları net bir şekilde reddeden Soytekin, çocukluğundan beri inşaat sektöründe faaliyet gösterdiğini ve bugüne dek 10 milyon metrekarelik taahhüt işleri gerçekleştirdiğini vurguladı. Ayrıca, 4 bin 500 konut inşa ettiğini belirterek, “Hiçbir işimi yarım bırakmadım ve ayıplı bir iş yapmadım. Ben rüşvet organizasyonu kuran ya da yöneten biri değilim. Ben, işini yapan ve yaptığı işin karşılığını alan bir müteahhitim” dedi.

Türkiye’deki tek firma olduğunu iddia ettiği kaba yapı malzemelerini Rusya ve Ukrayna’dan ithal ettiğini de belirten Soytekin, belediyelerle olan çalışma sistemini açıkladı. Bu süreçte kamu bütçesinin kullanılmadığını, işlerin genellikle bağışçılar ve üçüncü kişiler aracılığıyla yürütüldüğünü ifade etti. “Hak edişlerimizi bazen nakit, bazen çek, bazen de daire veya dükkan devriyle tahsil ettik. Bu işlerin şirket cirosundaki payı ise yüzde 5’i dahi geçmemektedir” diye ekledi.

Savunmasında iki önemli olay üzerinde duran Soytekin, 2020 yılında bir projenin iskanını alırken kendisinden yerel bir caminin eksiklerinin tamamlanması istendiğini ve 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından 100 adet konteyner talep edildiğini anlattı. “Bu iki ödemeyi rüşvet olarak nitelendirmek mümkün mü? Elbette ki hayır. Ödemeleri kendi isteğimle ve kendi kararım doğrultusunda yaptım. Ancak şu an bu ödemeler rüşvet gibi gösterilmeye çalışılıyor” ifadelerini kullandı.

Belediye yetkililerinin ödemelerin ‘iş hak edişi’ olduğunu bildiklerini vurgulayan Soytekin, kendisini savunmak için etkin pişmanlık sürecine girdiğini belirtti. “Rüşvet vermedim, aracılık etmedim. Aldığım tüm ödemeler alnımın akı gibidir. Eğer bir suç organizasyonu iddiası varsa, ben bilmeden bu yapının içinde bulunmuşsam, etkin pişmanlık için başvurmak doğal değil midir?” diye sordu.

İddianamede yer alan ‘Eylem 1’ için aldığı 13 dairenin dokuzunun Kuvayi Milliye Camisi inşaatı hak edişine, dördünün ise eski ortaklık alacağına mahsuben verildiğini belirten Soytekin, ‘Eylem 2’ için ise iskanın 2015 yılında verildiğini ve daire devirlerinin 2016’da yapıldığını vurguladı. “İskan karşılığı rüşvet iddiası, hayatın olağan akışına aykırıdır” dedi. Ayrıca, polislerden kaçmadığını, şantiyede bulunduğu için evinde bulunmadığını ve sonrasında kendi isteğiyle teslim olduğunu da sözlerine ekledi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir