Deprem Uzmanından 7 Büyüklüğündeki İddialara Açıklık! Riskli Bölge Hakkında Uyarılar

İskenderun Teknik Üniversitesi (İSTE) Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi İnşaat Mühendisliği Jeofizik Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. Semir Över, Adana, Kahramanmaraş ve Hatay bölgeleriyle ilgili olarak ortaya atılan ‘7 büyüklüğünde deprem’ iddialarını değerlendirdi. Prof. Dr. Över, bu tür paylaşımlarda sıklıkla Doğu Akdeniz bölgesinde büyük bir depremin olabileceği yönünde ifadelerin yer aldığını belirterek, bu bilgilerin yanıltıcı olduğunu vurguladı.

2023 yılında meydana gelen ve 7,7 büyüklüğündeki depremin, Çelikhan’dan Türkoğlu’na kadar uzanan fay hattını etkilediğini hatırlatan Över, bu kırılmanın Doğu Anadolu fay zonu üzerinde gerçekleştiğini ifade etti. “Fay zonları ile ilgili geçmişte birçok model geliştirilmiştir. 1970’li yıllarda ortaya atılan bir model, fayın Türkoğlu’ndan İskenderun Körfezi’ne paralel bir şekilde Adana istikametine devam ettiğini öne sürmüştü. Ancak bu, mevcut tek model değil” dedi.

Prof. Dr. Över, daha sonra geliştirilen diğer modellere de dikkat çekerek, “Yeni modeller, fayı Türkoğlu’ndan sonra batıya, yani Osmaniye yönüne uzanmadığını göstermektedir. 2023 depremleri de bu durumu destekliyor. Depremler, Amanos Dağları’nı geçerek Osmaniye yönünde bir kırılma meydana getirmedi; çünkü Amanos Dağları’nın sağlam yapısı, fayın batıya doğru geçişini engelliyor” diye konuştu.

Son günlerde ‘Doğu Anadolu fay zonunun batı kolunda 7 ve üzeri büyüklükte deprem bekleniyor’ şeklindeki iddiaları değerlendiren Över, “Bu bölgede böyle bir fay kolu mevcut değil. Dolayısıyla 7 ve üzeri büyüklükte bir deprem beklentisi yanlıştır. Ayrıca bu bölgede başka bir deprem riski de söz konusu değil” ifadelerini kullandı.

Adana’nın güneyindeki Karataş ile Osmaniye arasında uzanan Karataş-Osmaniye fayına dikkat çeken Över, “Bu fay uzun bir süre büyük bir deprem üretmedi. Ancak burada bir deprem beklenmektedir ama ne zaman olacağına dair kesin bir tarih vermek mümkün değil. Beklenen depremin büyüklüğünün 6 ile 6.6 arasında olabileceğini tahmin ediyoruz. Bu tür bir depremin, İskenderun Körfezi ve çevresinde ciddi sarsıntılara yol açabileceği belirtiliyor. Depremin yıkıcılığı, yapı kalitesine doğrudan bağlıdır. Özellikle 2023 depremlerinde hasar gören ve güçlendirilmemiş binalar risk taşımaktadır. Bu nedenle deprem dayanıklı yapılar inşa etmek zorundayız. Güvenli şehirler, yalnızca sağlam bir yapı stoğuyla mümkün olacaktır” diyerek sözlerini tamamladı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir