Yüksek Gerilim Hattı – 27 Nisan 2026, Hakan Kaplan tarafından kaleme alındı. Ülkemizde yargının yavaş işlemesi, adaletin zaman zaman mülkün “tembelliği” ile anılması gibi durumlardan kaynaklanıyor. Eski Başbakan Bülent Ecevit’in “İskandinav ülkesi” hayali, memleketin şu anda Ortadoğu’nun bir “mülteci bekleme salonu”na dönüşmesiyle oldukça farklı bir noktaya geldi.
Yeni milli ve yerli bir “toto” yarışı başlatılmış durumda: “Yarın hangi CHP’li belediyede operasyon yapılacak?” Bu, adeta bir TOTOliter demokrasi haline gelmiş durumda.
AKP’nin seçimlerden kaçma çabaları, halk iradesinden duyduğu korkuyla birleşiyor. Bu korku, AKP usulü bir “sine-i millet” haline dönüşüyor.
Ülkemizde kültürel etkinliklerle ilgili sorunlar da gündemde. “Plastik sandalyede sahneyi göremiyorum” diye Gırgıriye tiyatro oyununa karşı yeterince tepki göstermiyoruz. Oysa ki, “oyun içinde oyunların döndüğü” traji komik realitelerle karşı karşıyayız. Ülkemizde bayrağı üç maymun olan bir Gırgıriye kurulmakta.
Sofralarımıza dair şikayetler de artıyor. “ÇALANgir Sofrası”nda sahte rakı, katkı maddeli peynir ve çakma mezelerle karşılaşıyoruz. Bu durumda, kadehleri şerefe değil, şerefsizliğe kaldırmak zorunda kalıyoruz.
Çocukların yaşam hakkı ve 23 Nisan Çocuk Bayramı’nın kutlanabilir olması, üzerinde durulması gereken bir mesele. Açlık sınırındaki düşük ücretli madencilerin açlık grevi ise sürüyor.
Ayrıca, muhalefet liderinin Cumhurbaşkanı ile tokalaşmaması, vatan ve hazine konularını gündeme getirenlerden daha çok tartışılıyor. Hatta bu konu, Tokat Kebabı kadar bile dikkat çekmiyor.
Siyasi alanda ise, rasyonel olmayan yaklaşımlar çözüm arayışını operasyona yönlendiriyor. İktidarımız OPERASYONel bir yaklaşımla hareket ediyor. MHP’nin il ve ilçe teşkilatları ise feshediliyor; Türk, kendine dönmeli ve yeniden düşünmelidir.